|
KEMİK ERİMESİ
PROF DR METİN ÖZATA
Kadınlarda ve erkeklerde görülür. Tedavisini Endokrin Uzmanları yapar.
Osteoporoz veya kemik erimesi kemiklerde kemik
kitlesinde azalmayla karakterizedir. Bu nedenle kırılganlıkta artış
vardır. Osteoporoz teşhisi için yapılan kemik mineral yoğunluğu
ölçümünde bulunan değerin normal kişilerin kemik yoğunluğu ortalamasının
2.5 standart deviasyondan daha az olması gerekir.
Kemik Erimesinin Nedenleri:
Kemik erimesi en çok kadınlarda menopozdan sonra
gelişir. Kemik erimesinin %80’den fazlası menopoz sonrası kadınlarda ve
yaşlılarda görülür.
Kemik erimesinde genetik etkenler önemli rol
oynamakla beraber beslenme, genel sağlık durumu ve spor yapmanın da
önemli etkileri vardır.
Ancak bazı diğer hormon bozuklukları da kemik
erimesine katkıda bulunur. Kemik erimesi yapan nedenler şunlardır:
1. Hormon Bozuklukları: Menopoz- seks hormon azlığı
(hipogonadizm) , paratiroid hormon fazlalığı, tiroid bezinin fazla
çalışması, kortizol hormon fazlalığı, prolaktin hormon fazlalığı ve
şeker hastalığı
2. Bağırsak-Mide Hastalıkları: Mide ameliyatı ile
midenin bir kısmı alınanlar, bağırsakta emilim bozukluğu olanlar, siroz
ve sarılık
3. Kanserler: multipli miyeloma, lenfoma, lösemi
4. İlaçlar: Kortizon ilaçları, alkol, heparin,
epilepsi ilaçları, siklosporin, kemoterapi
5. Beslenme bozuklukları: Az kalsiyum almak,
proteinden fazla beslenme, süt içince ishal olmak
6. Hareketsizlik
7. Sigara içmek
8. Gebelik ve emzirme dönemi
9. B12 vitamin eksikliği
Kemik Erimesinin Görülme
Sıklığı
Kemik erimesi genellikle 45 yaşından sonra başlar ve
yaşla birlikte görülme sıklığı artar. Kemik erimesi 50-60 yaşlarındaki
kadınlarda % 40-55 oranında, 60-70 yaş arası % 75 oranında, 70 yaş
üzerinde ise % 85-90 dolayındadır. Beyaz ırktan kadınların 50 yaşına
geldiklerinde % 40’ında, erkeklerin ise % 13’ünde kalan yaşamlarında
mutlaka bir kırıkla karşılaşacağı varsayılmaktadır.
Kadınlarda östrojen eksikliği ve her iki cinste
yaşlanma sonucu kemiğin yenilenme olayı bozulmaya başlar. Menopoz
boyunca birim zamanda yapılan yeni kemik ünitelerinin sayısında artış
soncu geçici bir kemik kaybı olur. Doğal veya cerrahi menopozdan sonra
omurga kemiklerinde yıllık % 3-5 dolayında kayıp başlar ve bu durum ilk
5-10 yılda belirgindir. Daha sonraki yıllarda da kemik kaybı devam eder
ama hızı yavaşlamıştır. Menopozda artan kemik kaybının östrojen
eksikliğine bağlı olduğu açıktır.
En erken ve en hızlı kemik kaybı
omurga kemiklerinde görülür ve kemik kitlesi azaldıkça kırık riski
artar.
Kemik kaybı menopozdan sonra
devam eder ve 60 yaşından büyük erkeklerde de belirgin hale gelir.
Yaşlılık dönemindeki kemik kaybında da östrojen eksikliğinin bir miktar
rolü vardır. Erkeklerde de bunun etkisi olduğu ileri sürülmüştür.
Yaşlılık osteoporozunda başlıca
etken olarak böbrekle kalsiyum atılımının artması gösterilmekte ve
burada da östrojen eksikliğinin bir rolü olabileceği ileri
sürülmektedir.
Menopoz sonrası osteoporoz oluşmasında bazı risk
faktörleri ileri sürülmüştür. Örneğin sigara hem kemik döngüsünü hem de
menopoz yaşını etkileyebilir ve ayrıca genel sağlık üzerindeki olumsuz
etkileriyle kırık riskini artırır. Kolaylık olması açısından risk
faktörlerini değiştirilebilir ve değiştirilemez olarak 2 gruba
ayırabiliriz.
Kemik Erimesinin Risk
Faktörleri
A. Değiştirilemeyen risk faktörleri
1. Yaş
2. Cinsiyet
3. Erken menopoz
4. Genetik yapı
5. Irk-etnik köken
B. Değiştirilebilen risk faktörleri
1. Egzersiz azlığı
2. Yetersiz beslenme
3. İlaç kullanımı
4. Sigara kullanımı
5. Aşırı alkol tüketimi
Osteoporoz risk faktörlerinden değiştirilemez
olanlar yaş, cinsiyet, ırk, aile öyküsü ve daha önceki kırık öyküsüdür.
Osteoporoz genelde menopoz yaşındaki kadınlarda görülür. Beyaz ırkta
siyah ırka oranla daha fazladır. Omurgada bir kırık olması daha sonraki
yıllarda kırık riskini 5 kat, iki kırık olması daha sonraki yıllarda
kırık riskini 12 kat artırır.
Osteoporozla ilgili risk faktörlerinden bazıları
değiştirilebilir faktörlerdir. Beslenme, yaşam sitili ve fizik aktivite
bunlardan bazılarıdır. Düzenli ve dengeli beslenme hem genel sağlık için
hem de iskelet sağlığı için gereklidir.
İyi kemik kitlesine ulaşmak için büyüme sırasında
yeterli kalori, protein, vitamin ve mineral alımı olmalıdır. Özellikle
yeterli kalsiyum alımı iskeletin normal gelişimi için gereklidir. D
vitamini eksikliğinin osteomalazi (kemik hastalığı) yaptığı bilinmekle
beraber, osteoporoz yönünden etkisi tam açık değildir.
D vitamini eksikliği olanlarda ilave D vitamini
verilmesi yararlıdır. Özellikle kronik hastalığı olanlarda, yaşlılarda,
bağırsak emilim bozukluğu olanlarda ve hareket kısıtlılığı olanlarda D
vitamini kullanmakta yarar vardır. Bu grup hastalarda günde 400-800
ünite D vitamini (kolekalsiferol ) vermek yeterlidir.
Barsaklardan kalsiyum emiliminin azalması ve
hareketin azalması osteoporozu hızlandıran etki yapmaktadır.
Sodyum (tuz) alımının fazla olması böbreklerden
kalsiyum atılımını artırarak osteoporoz için risk yaratabilir.
Özellikle hayvansal proteinlerin fazla alınması da
bir risk faktörüdür. Protein fazlalığı asit yükünü artırarak etki
yapabilir.
Aynı şekilde fazla kafein alımı da kalsiyum dengesini
olumsuz etkileyerek osteoporoz için risk yaratabilir.
Aşırı alkol alımı da risk yaratır.
Çok sayıda çalışmaya göre sigara osteoporoz için bir
risk faktörüdür. Sigara erken menopoza neden olabilir. Hayvan
çalışmalarında iskelet üzerinde doğrudan toksik (zararlı) etki yaptığı
gözlenmiştir. Sigara kullanımı fiziksel aktivitenin azlığıyla birlikte
olabilir. Sigaranın iskelet üzerindeki bazı etkileri dolaylı yoldan
gerçekleşir.
Fiziksel aktivite azlığı kemik kaybına neden
olmaktadır. Çalışmalar fiziksel aktivite ile kemik yoğunluğunda % 1-2
dolayında değişiklik olabileceğini göstermektedir.
Kemik Dansitometresi
Osteoporoz veya kemik erimesi kemik kitlesi veya
yoğunluğunun normal değerlerin altına düşmesidir. Kemik erimesini
anlamak için en iyi ölçüm metodu DEXA yöntemidir. Bu yöntemle tüm vücut
kemik yoğunluğu ölçülebildiği gibi tek tek omurgalar, uyluk kemiği ve
önkol kemik ölçümleri de yapılabilir.
Omurgada standart olarak L1-L4 arası ölçüm yapılır.
Uylukta ise uyluk boynu, büyük trokanter, intertrokanterik alan ve Ward
üçgeninin ayrı ayrı değerlendirilmesi olanaklıdır.
Çekim süresi omurgalar için 3-5 dakika, tüm vücut
ölçümleri için 10-20 dakika dolayındadır.
Bu tetkik sırasında çok az radyasyona maruz kalınır
ve bu radyasyon <2 mrad’tır. Maliyeti de nispeten azdır.
Kemik yoğunluğunu yansıtan ve gr/cm2 cinsinden ifade
edilen kemik mineral yoğunluğunun normal değerleri yaş grupları ile
cinse göre ayrı ayrı belirlenmiştir.
DEXA ile yapılan ölçümlerde iki karşılaştırma
parametresi kullanılır:
Bunlardan biri Z skorlaması, diğeri T skorlamasıdır.
Z skorlama, ölçüm bölgesinin kemik yoğunluk değerleri
ile aynı yaş ve cinsteki normal kişilerin ortalama değerlerinin
standart sapması cinsinden hesaplanan miktarı arasındaki farkı gösterir.
Yaş ve cinse göre belirlenen ortalama Z değeri 0’dır. Buna göre bulunan
değerler + veya – olabilir. Bu yöntemle aynı zamanda hastanın
değerlerinin yüzde cinsinden aynı yaş ve cinsteki normal popülasyon
içindeki yeri de belirtilir.
T skorlama ise 20-35 yaş arası belirli bir cins ve
ırktaki normal popülasyonun yine standart sapma cinsinden değerini
yansıtır. Bu değerleri göre –2 SD’lik bir değer kırık eşiği olarak
önerilmektedir.
DEXA yöntemi günümüz için osteoporozun tanı ve
takibinde en iyi yöntem olarak kabul edilmektedir.
Kemik Erimesinde Tedavi:
Osteoporozun önlenmesi için hem yaşam stili
değişiklikleri hem de ilaç tedavisi yapılmalıdır. Kemiği güçlendirmek
için uygun egzersiz programları, güneş ışığından yeterince yararlanma,
kalsiyum ve D vitamini desteği osteoporozun önlenmesi konusunda yararlı
olabilecek yaklaşımlardır.
ERKEKLERDE OSTEOPOROZ
Osteoporoz pratikte kadınlarda sık görülen bir
hastalık olmakla birlikte erkeklerde de az değildir. Tüm kalça
kırıklarının %20’si, tüm vertebra kırıklarının yaklaşık %15’i erkeklerde
görülür. 90 yaşına gelmiş 6 erkekten birinde kalça kırığı vardır.
Erkeklerde osteoporozun az görülmemesinin nedeni pik kemik kitlesinin
kadınlara göre daha fazla olması ve menopoz gibi bir etkenin
olmamasıdır. Konstitüsyonel puberte gecikmesi olan erişkin erkeklerde
kemik yoğunluğu düşük kalabilir. Yaşlı olmayan bir erkekte osteoporoz
görülmüşse sebep genellikle alkolizm veya seks hormon hazlığıdır. Ağır
sigara içimi diğer bir faktördür. Bununla birlikte diğer hormon
bozuklukları da araştırılmalıdır. Alendronat tedavisi erkek
osteoporozunda yararlıdır.
 
|