|
SPERM AZLIĞINDA VİTAMİN VE MİNERAL DESTEĞİ
PROF DR METİN ÖZATA
Erkeklerde sperm azlığının bir çok nedeni vardır.
Bunlardan başlıcaları testis hastalıkları, kromozom hastalıkları,
varikosel, hormon hastalıkları, orşit denen testis itihabı (özellikle
kabakulak geçirenler) sayılabilir. Hormonlardan prolaktin yüksekliği,
hipotiroidi (tiroid hormon azlığı), testosteron hormon düşüklüğü gibi
hastalıklar buna neden olabilir.
Öncelikle yapılacak olan skrotal ultrason yapılması
ve bazı hormonlara bakılmasıdır. Bu amaçla bir ENDOKRİN UZMANINA
başvurmak gerekir.
Sperm Sayısı:
Normal döl miktarı 2-6 ml
arasında değişir. Normalde spermlerin % 60 dan fazlası hareketlidir.
Sperm sayısı mililitrede 20 milyondan fazla olmalıdır
Sperm azlığı Yapan Testis Hastalıkları:
Klinefelter sendromu denen genetik hastalık (47 XXY)
Her iki testis yokluğu
Travmaya bağlı testis hasarı
Kriptorşidizm (testisin yukarda olması)
Sertoli cell only sendromu
Orşite bağlı testis hasarı (kabakulak sonrası gibi)
Radyoterapi veya kemoterapi
HORMON BOZUKLUKLARI:
FSH ve LH hormon azlığı, testosteron düşüklüğü,
prolaktin yüksekliği, hemokromatozis hastalığı (kanda demir yüksekliği)
SPERM SAYI AZLIĞINDA VE HAREKETİNİN ARTIRILMASINDA
FAYDALI OLABİLECEK VİTAMİN DESTEKLERİ
1. KOENZİM Q10
Koenzim Q10 yağda eridiğinden tüm hücre zarlarında ve
yağları taşıyan proteinlerin yapısında bulunur. Hücre içinde enerjinin
oluşturulmasında koenzim Q’ ya ihtiyaç vardır. Koenzim Q 10’nun
antioksidan özelliği vardır. Koenzim Q 10 ‘nun vücudumuzda yapılabilmesi
için B6 vitamine ihtiyaç vardır. Koenzim Q10 vücudumuzda yapıldığı gibi
bazı gıdalarla da alınır. Kırmızı et, tavuk eti, balık, soya fasülyesi,
soya yağı, ceviz, badem, sebze ve meyvelerde Koenzim Q 10 vardır.
Yapılan klinik çalışmalarda koenzim Q10’un damarların içini saran
endotel isimli zarın iyi görev yapmasını sağladığı gösterilmiştir.
Endotel iyi görev yapmazsa damar sertliği oluşmaktadır. İlave olarak
alınan koenzim Q10 ilaçlarının dokularda koenzim Q10’nu artırdığı
şüpheli olsa da kan düzeylerinde artış olmaktadır. Kolesterol düşürücü
ilaç alanlarda kalp ve iskelet kasında konzim Q10 düzeyinde azalma
olduğu saptanmıştır. Koenzim Q10’un faydalı olduğu durumlar şunlardır:
Hipertansiyonlu hastalarda tansiyon ilaçlarıyla
birlikte 120 mg/gün dozunda alındığında faydalı olduğu gösterildi, ancak
uzun sürede nasıl etki yaptığı bilinmiyor.
Kardiyomyopati denilen kalp hastalığında faydalıdır
Mitokondrial diabet denen bir tür şeker hastalığında
faydalı olduğu saptanmıştır..
Anti-aging (yaşlanmayı geciktirici) olarak etkisi
bulunamadı.
Parkinson hastalarında 1200mg/gün dozunda faydalı
olduğu klinik çalışmalarla gösterilmiştir.
Sperm sayısını ve hareketini artırdığı gösterilmiştir
Damar sertliğini önlediği tam ortaya konamamıştır.
Kalp yetmezliğinde faydalı olduğu iddia edildiyse de
ileri klinik çalışmalara gerek vardır.
Atletik performansı artırmadığı saptanmıştır.
Coumadin kullananlarda ve kolesterol düşüren
ilaçlarla (Zocor, pravokol, Lipitor gibi) etkileşimi olabilir. Bu
ilaçları alanlar koenzim Q 10 alırken dikkatli almalıdırlar
2. L-Karnitin
Karnitin vücuttaki bütün
hücrelerde bulunur ve hücrede enerji üretiminde önemli rol oynar.
Karnitin hücrede uzun zincirli yağ asitlerini mitokondriye taşır ve
orada okside olarak enerji yaparlar. Karnitin burada oluşan toksik yani
zararlı maddeleri uzaklaştırır. Karnitin iskelet kası ve kalp kasında
daha fazla bulunur. Vücut yeteri kadar karnitini yapar. Sağlıklı çocuk
ve erişkinlerin gıdalardan veya besin desteği olarak karnitin almasına
ihtiyacı yoktur. Vücutta karaciğer ve böbrek yeteri kadar karnitin
üretir.
Karnitin et, balık, tavuk ve sütte bol miktarda
bulunur.
Karnitinin aktif olan şekli
l-karnitindir. Erişkin bir kişi et ve karışık besinler yerse günlük
60-180 mg karnitin alır. Karnitin ince barsaktan emilir ve dolaşıma
katılır. Karnitin fazlası böbrekte depolanır ve fazlası idrarla atılır.
Karnitin yetmezliği genetik bir
hastalıktır ve kardiyomiyopati denen kalp kası hastalığı, iskelet kas
güçsüzlüğü ve kan şekeri düşüklüğü yapar. Kronik böbrek yetmezliğinde ve
bazı antibiyotik kulanırken oluşur.
Karnitin kullanımı egzersiz
performansını artırmaz. Bu nedenle spor salonlarında veya atletlerin bu
amaçla kullanmasınına faydası yoktur.
Yaşla birlikte dokularda karnitin
azalmaktadır. Karnitin zihin fonkisyonlarda iyileşme yaptıüı ve
Alzheimer hastalığında faydalı olduğu görülmüştür.
Karnitin kalp yetmezliğinde bazı
çalışmalarda faydalı bulunmuştur. Kemoterapi gören hastalarda halsizliğe
faydalı olduğu gösterildi. L-karnitin tip 2 diyabette sinir ağrılarında
faydalı bulunmuştur.
Böbrek hastaları ve özellikle dialize girenlerde
karnitin yetmezliği sıktır. Bu kişilerde anemiye faydası olduğu, kas
güçsüzlüğüne faydalı olduğu gösterildi.
Karnitin alınmasının sperm sayısı
ve kalitesine faydalı olduğu gösterilmiştir.
3. ÇİNKO
Çinko, vücudumuzdaki birçok enzimin ve insülin
hormonunun yapısında bulunan önemli bir mineraldir. Çinko vücudumuzda
çoğunlukla iskelet kemikleri ve kaslarda bulunur. Bağırsaklardan
emilmesi için pankreasın salgıladığı enzimlere ihtiyaç vardır. Çinko
vücutta birçok enzimin yapısında bulunur ve ayrıca hücre membranı
dediğimiz hücreyi çevreleyen zarda bulunarak hücreyi oksitleyici
radikallerden korur. Çinko ayrıca RNA ve DNA’yı sabit hale getirir ve
DNA’nın iyi çalışmasını sağlar.
Prostat bezinin ve üreme organlarının iyi çalışması
için yeteri kadar çinko alınması gerekir.
Çinko, bağışıklık sistemi dediğimiz vücut direncinin
güçlenmesinde, yara iyileşmesinde, tat ve koku duyusunun oluşmasında,
büyüme, gelişme ve gebelik döneminde faydalı etkileri olan bir
mineraldir.
Çinkonun iştah üzerine olan etkileri de vardır ve bu
konuda araştırmalar henüz sonuçlanmamıştır.
Sperm hareketinin artmasında çinkonun rolü vardır.
Çinko kuvvetli bir antioksidandır. Vücudumuzda
bakır-çinko süperoksit dismutaz (CuZnSOD) isimli antioksidan bir
enzimin yapısına girerek bağışıklık sistemini kuvvetlendirir.
Günlük çinko ihtiyaç 11 mg kadardır.
Çinko Hangi Gıdalarda Vardır?
Arpa, peynir, sığır eti, kepekli ekmek, tavuk,
yumurta sarısı, süt ve süt ürünleri, balık, patates, ceviz, badem, tam
tahıl, kuru fasulye, lahana, ayçekirdeği, karaciğer, kuzu eti ve
tahıllarda çinko vardır. Kırmızı et ve tavuk eti gibi hayvansal
gıdalarda bulunan çinko daha kolay emilir.
Diyete ilave olarak çinko ve demir alınacaksa,
ikisinin farklı zamanlarda alınması gerekir.
Çinko Eksikliği:
Çinko eksikliğinde şu belirtiler oluşur:
·Büyümede gecikme
·Kıllarda dökülme ve saç dökülmesi (alopesi), saç
renginde değişiklik
·İshal
·Ergenliğe girememe,
·Seksüel gelişim bozukluğu (hipogonadizm)
·Penis sertleşmesinde zorluk (empotans)
·Sperm sayısında azalma (oligospermi)
·Göz ve deri yaraları
·İştah kaybı
·Kilo kaybı
·Yaraların iyileşmesinde gecikme
·Ağız tadında bozukluk
·Bağışıklık sisteminde zayıflık ve kolay hastalanma
·Gece körlüğü
·Cilt hastalıkları
Çinko Eksikliği Nasıl Anlaşılır?
Çinko eksikliği için kanda çinko seviyesini ölçmek
gerekir. Kanda 60 mikrogram/dl’den az ise çinko yetmezliği vardır.
Yalnız kandaki çinko seviyesi dokulardaki çinko hakkında yeterli bilgi
vermez. Dokularda çinko eksikliği olup olmadığını anlamak için eritrosit
alkalen fosfataz veya serum süperoksit dismutaz aktivitesini ölçmek
gerekir. Kanda alkalen fosfataz düzeyinin çok düşük olması da çinko
yetmezliğini düşündürebilir.
Çinko Fazla Alımının Zararı?
Fazla alınan çinko kişilerde bulantı, kusma, ishal ve
karın ağrısı yapar. Genellkle çinko bulaşmış içecekler ve gıdalarla bu
çinko zehirlenmesi ortaya çıkar. Uzun süre çinko alanlarda bakır
yetmezliği ortaya çıkabilir.
ÇİNKO ALMADAN ÖNCE MUTLAKA KANDA ÇİNKO DÜZEYİNE
BAKILMALIDIR. EN İYİSİ BİR ENDOKRİN UZMANINA BAŞVURMAKTIR.
|